B1 · GRAMER
lassen: yaptırmak, izin vermek, bırakmak
lassen çok yönlü bir fiil ve günlük hayatta sürekli karşına çıkar. En önemli anlamı 'yaptırmak': bir işi kendin değil, başkasına yaptırıyorsun (Ich lasse mir die Haare schneiden). Bunun yanında 'izin vermek', 'bırakmak' ve 'Lass uns ...' (hadi ...) anlamları var.
Bu derste göreceklerin
1. yaptırmak
lassen + mastar (sonda).
Ich lasse mein Auto reparieren.
Arabamı tamir ettiriyorum.
2. izin vermek
Birinin bir şey yapmasına izin vermek.
Meine Eltern lassen mich allein reisen.
Ailem yalnız seyahat etmeme izin veriyor.
3. bırakmak
Bir yerde bırakmak / olduğu gibi bırakmak.
Ich lasse das Handy zu Hause.
Telefonu evde bırakıyorum.
4. Lass uns ...!
Hadi ...!
Lass uns ins Kino gehen!
Hadi sinemaya gidelim!
5. Çekim
ich lasse, du lässt, er lässt (a → ä).
💡 Perfekt'te 'yaptırmak' anlamında iki mastar yan yana gelir: Ich habe mein Auto reparieren lassen (gelassen değil).